04.11.2018
Sıcacık battaniyesinin altında içeceğini, yiyeceğini hazırlayıp iki saatlik bir film keyfi yapmayı kim istemez ki..
Ancak havalar sıcak olduğu için bugünlük bu hayalden battaniyeyi çıkartabiliriz.(Oturduğunuz yerde hava nasıldır bilemem ama burada gayet iyi.)
İki gün önce bir arkadaşımın tavsiyesi ile ' I ORIGINS' izledim. Spoiler vermeden birazcık inceleyelim filmin konusunu,akışını.
Filmin türü bilim kurgu,drama. 106 dakika süren 2014te vizyona girmiş. Yapımcısı,yönetmeni ve senaryo yazarı Mike Cahill.
Filmin başrol oyuncusu Michael Pitt ile Astrid Berges-Frisbey. Filmin merkezinde gözler var filmin akışı bunun üzerine işlerken, bilimsel gerçeklikler ve dini değerleri karşı karşıya getiriyor. Duygusal yönden sizi tatmin ederken, izledikten sonra da düşündüren bir film kendisi. Hatta birkaç araştırma yapmak bile isteyebilirsiniz.
Bilimsel veya duygusal filmleri sevmiyorsanız bile önyargınızı kırıp izlemenizi tavsiye ederim çünkü iki konu da birbirine geçmiş çok güzel bir beraberlik yakalamışlar.
Benim filmde beğenmediğim tek ayrıntı filmin sonunun beklediğim gibi olmamasıydı. Daha farklı bir son yazılsın isterdim. Seyircinin hayal gücüne bırakılmış diyebilirim ama sorduğunuz soruların cevabını alıyorsunuz 'bu neydi ya, ee noldu şimdi ? ' dedirtmiyor bence.
Imdb listesinden 7.4/10 almış bu filmi izleyenlerin çoğu beğeniyor ve hayatlarına çok şey kattığını iddia ediyor.
Not etmenizi, müsaitseniz bugün iki saatinizi ayırıp izlemenizi tavsiye ederim.

Sıcacık battaniyesinin altında içeceğini, yiyeceğini hazırlayıp iki saatlik bir film keyfi yapmayı kim istemez ki..
Ancak havalar sıcak olduğu için bugünlük bu hayalden battaniyeyi çıkartabiliriz.(Oturduğunuz yerde hava nasıldır bilemem ama burada gayet iyi.)
İki gün önce bir arkadaşımın tavsiyesi ile ' I ORIGINS' izledim. Spoiler vermeden birazcık inceleyelim filmin konusunu,akışını.
Filmin türü bilim kurgu,drama. 106 dakika süren 2014te vizyona girmiş. Yapımcısı,yönetmeni ve senaryo yazarı Mike Cahill.
Filmin başrol oyuncusu Michael Pitt ile Astrid Berges-Frisbey. Filmin merkezinde gözler var filmin akışı bunun üzerine işlerken, bilimsel gerçeklikler ve dini değerleri karşı karşıya getiriyor. Duygusal yönden sizi tatmin ederken, izledikten sonra da düşündüren bir film kendisi. Hatta birkaç araştırma yapmak bile isteyebilirsiniz.

Bilimsel veya duygusal filmleri sevmiyorsanız bile önyargınızı kırıp izlemenizi tavsiye ederim çünkü iki konu da birbirine geçmiş çok güzel bir beraberlik yakalamışlar.
Benim filmde beğenmediğim tek ayrıntı filmin sonunun beklediğim gibi olmamasıydı. Daha farklı bir son yazılsın isterdim. Seyircinin hayal gücüne bırakılmış diyebilirim ama sorduğunuz soruların cevabını alıyorsunuz 'bu neydi ya, ee noldu şimdi ? ' dedirtmiyor bence.
Imdb listesinden 7.4/10 almış bu filmi izleyenlerin çoğu beğeniyor ve hayatlarına çok şey kattığını iddia ediyor.
Not etmenizi, müsaitseniz bugün iki saatinizi ayırıp izlemenizi tavsiye ederim.
Bu blogtaki yazılar ve kişisel görseller 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu tarafından gerek cezai gerekse hukuki yönden korunmaktadır. Kullanılamaz,kopyalanamaz.
HERKESE SAĞLIKLI,HUZURLU,MUTLU BİR HAFTA DİLERİM..
Blogtaki bütün yazılar kendi düşüncelerim,yorumlarım ve izlenimlerimdir hiçbiri izinsiz kullanılamaz,kopyalanamaz.
Her şeyin dört dörtlük olmasını istemek,kişinin kendisine ve çevresine vereceği en büyük zararlardan biridir. Kendi hayatındaki her şeyin yolunda gitmesini isterken kendi kendini bunaltır,daraltır ailesine ise bir çok olayda hayatı zindan eder!
Bu mükemmeliyetçi insanlar bir de anne baba olunca sormayın! Attığınız her adımı düzgün atmalısın aman dikkkaatt şşş yanlış olmaz ha!
Sevgili anne ve babalar, ileride kendinden emin-özgüveni tam- dimdik ayakları üzernde duran,bakışlarıyla,konuşmasıyla her zaman çevreyi etkisi altına alan ve girdiği ortamlarda sevilen,eğlenceli hatta ve hatta başarılı çocuklarınız olsun istiyorsanız, onları ayaklarınızın altında ezmeyin.
Memnun olmayı öğrenin. Karşınızdaki kişi çocuğunuz değil bir başkası olsa takdir edeceksiniz bir çoğunuz biliyorum,fakat çocuğunuzu yerin dibine sokmayın!
Neden birinci değilsin,neden onun gibi daha iyi bir yerde okumuyorsun,neden çok kazanmıyorsun,senden hiçbir şey olmaz,sana inancım yok,senin başarabileceğini düşünmüyorum,sen bir hiçsin... bla bla bla uzar gider bu cümleler.
Kıyaslama..sizin sürekli başkalarıyla yaptığınız o kıyaslamaları çocuklarınız da biliyor? Aklı yerinde çocuklarınız varsa bahsettiğiniz insanların kendilerine oranla daha iyi olduklarını zaten görüyor bu çocuklar! Sürekli insanların kafasına kakmak bıktırır,sinirlendirir,mutsuz bireyler haline getirir.
İnsanoğlu yaratılıştan beri takdir edilmek,onaylanmak ister. Emeklerine karşı çocuklarınızı takdir etmeyi öğrenin. Heves kırmayın,bizden zoru başarmamızı isterken siz kolaya kaçıp sinire,kötü söze,aşağılamaya sığınmayın.
Özgüveni yüksek bireyler istiyorsanız çocuklarınızı aşağılamayın,aşağılamayın,aşağılamayın!!!!
Çocuklarınızı kendinizden soğutmayın,ders çalışırken nefret kustuğu insan haline gelmeyin,işe gittiğindeki zoraki hayatın sebebi olmayın,evlenip kurtulmak adına cahilliğe sürüklemeyin,evden kaçmak için dışarda gece yarılarına kadar durmalarına sebebiyet vermeyin.
İleriki hayatlarında, bıraktığınız izleri altın kutuda saklasınlar üstünü karalamak yerine.
Çocuklarınızın bir insan olduğunu unutmayın.
Bazı şeyleri alışkanlık haline getirmeyin.
Bu mükemmeliyetçi insanlar bir de anne baba olunca sormayın! Attığınız her adımı düzgün atmalısın aman dikkkaatt şşş yanlış olmaz ha!
Sevgili anne ve babalar, ileride kendinden emin-özgüveni tam- dimdik ayakları üzernde duran,bakışlarıyla,konuşmasıyla her zaman çevreyi etkisi altına alan ve girdiği ortamlarda sevilen,eğlenceli hatta ve hatta başarılı çocuklarınız olsun istiyorsanız, onları ayaklarınızın altında ezmeyin.
Memnun olmayı öğrenin. Karşınızdaki kişi çocuğunuz değil bir başkası olsa takdir edeceksiniz bir çoğunuz biliyorum,fakat çocuğunuzu yerin dibine sokmayın!
Neden birinci değilsin,neden onun gibi daha iyi bir yerde okumuyorsun,neden çok kazanmıyorsun,senden hiçbir şey olmaz,sana inancım yok,senin başarabileceğini düşünmüyorum,sen bir hiçsin... bla bla bla uzar gider bu cümleler.
Kıyaslama..sizin sürekli başkalarıyla yaptığınız o kıyaslamaları çocuklarınız da biliyor? Aklı yerinde çocuklarınız varsa bahsettiğiniz insanların kendilerine oranla daha iyi olduklarını zaten görüyor bu çocuklar! Sürekli insanların kafasına kakmak bıktırır,sinirlendirir,mutsuz bireyler haline getirir.
İnsanoğlu yaratılıştan beri takdir edilmek,onaylanmak ister. Emeklerine karşı çocuklarınızı takdir etmeyi öğrenin. Heves kırmayın,bizden zoru başarmamızı isterken siz kolaya kaçıp sinire,kötü söze,aşağılamaya sığınmayın.
Özgüveni yüksek bireyler istiyorsanız çocuklarınızı aşağılamayın,aşağılamayın,aşağılamayın!!!!
Çocuklarınızı kendinizden soğutmayın,ders çalışırken nefret kustuğu insan haline gelmeyin,işe gittiğindeki zoraki hayatın sebebi olmayın,evlenip kurtulmak adına cahilliğe sürüklemeyin,evden kaçmak için dışarda gece yarılarına kadar durmalarına sebebiyet vermeyin.
İleriki hayatlarında, bıraktığınız izleri altın kutuda saklasınlar üstünü karalamak yerine.
Çocuklarınızın bir insan olduğunu unutmayın.
Bazı şeyleri alışkanlık haline getirmeyin.
Bu blogtaki yazılar ve kişisel görseller 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu tarafından gerek cezai gerekse hukuki yönden korunmaktadır. Kullanılamaz,kopyalanamaz.
HERKESE SAĞLIKLI,HUZURLU,MUTLU BİR HAFTA DİLERİM..
Blogtaki bütün yazılar kendi düşüncelerim,yorumlarım ve izlenimlerimdir hiçbiri izinsiz kullanılamaz,kopyalanamaz.

Herkese merhaba!
Dışarı çıktığınızda kahve tercih eder misiniz ? Ben kahve sever biri olarak dışarı çıktığımda da kahve içmeyi çok severim. Yanında küçük bir tatlıyla veya tek başına içmeye bayılırım. Evimin yakınında bir kahveci/kafe olmadığı için günlük kahvemi evde kendim yapıp içiyorum. Türk kahvesi,nescafe gibi seçeneklerin yanında benim dışarıda içmeyi en çok sevdiğim buzlu latte / soğuk kahve.
O zamaaan evimizde yapalım biz bu kahveyi.
Malzemeler listesi oluşturacak kadar malzeme bile yok efendim ama bakalım şöyle bir:
Malzemeler:
⇝Süt (Tercihen soğuk)
⇝Kahve
⇝Şeker
⇝Çikolatalı Sos (Tercihe bağlı )
⇝Kavanoz

❤↬Kişi sayısına göre birkaç bardak sütü kavanozumuza koyuyoruz.Ben bir buçuk su bardağı süt kullandım. Üzerine tepeleme olmayacak şekilde yaklaşık iki tatlı kaşığı kahve ve göz kararı ( kendi içiminize bağlı ) şeker ekliyoruz.
❤↬Kavanozumuzun kapağını kapatıp bir güzel çalkalıyoruz, çalkalıyoruz ki malzemelerimiz güzelce karışsın bir de o kafelerdeki gibi köpüğümüz olsun :))
❤↬Kahve içeceğiniz bardağa kahve koymadan önce çikolata sosunu gezdirip üzerine kahvenizi koyabilirsiniz, daha şekilli bir şeyler oluyor ben unutmuşum :)) Sonrasında bardağa bissüüürü buz atıyoruz ki soğuk kahvemiz gerçekten soğuk olsun buzları çalkalarken kavanozun içine de atabilirsiniz anında soğutur.

❤↬Kahvemizi koyduktan sonra üzerine kaşıkla köpüğümüzü ekliyoruz. Bu kısımda insanın koydukça koyası geliyor çünkü çok fazla köpük çıkıyor. Sonra yine şekilli bir şeyler olsun diye köpüğe de sos yapıyoruz sonuçta kafe kahvesi demiii :))
❤↬İşte kahvemiz bu kadar kısa sürede hazır oluyor. Benim nescafe ile yaptığım bir soğuk kahve tarifi daha vardı bir ara onu da paylaşmayı düşünüyorum.
Bu sıcak günlerde evde güzel gidiyor, okudunuz için teşekkür ederim, sevgiler!
Buzzz gibi ev yapımı limonata tarifim için buraya tık tıııkkk! :)))
Bu blogtaki yazılar ve kişisel görseller 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu tarafından gerek cezai gerekse hukuki yönden korunmaktadır. Kullanılamaz,kopyalanamaz.
HERKESE SAĞLIKLI,HUZURLU,MUTLU BİR HAFTA DİLERİM..
Blogtaki bütün yazılar kendi düşüncelerim,yorumlarım ve izlenimlerimdir hiçbiri izinsiz kullanılamaz,kopyalanamaz.

Merhaba dostlarım!
Geçtiğimiz hafta Antalya'ya tatile gitmiştim ve herkesin tahmin edeceği gibi bulunduğum bölgede,otelin içinde, mağazalarda ruslar dolup taşıyordu. Mağazalardaki fiyatlar dolar/euro üzerinden,insanlar sizinle direk rusça konuşarak iletişime geçmeye çalışıyor...Bu durum beni gerçekten üzdü. Kendi ülkemin şehrinde kendimi yabancı hissettim ve resmen dil bilmediğim için üzüldüm. Bunun da tetiklediği bir hevesle ingilizce seviyemi yükseltmeye karar verdim. (Ruslardan bahsettin neden Rusça değil İngilizce ne alaka diyeceksiniz haliyle,Rusça çok zormuş gözüm korktu :D )
⇝İngilizce seviyem herkesin lise mezunu olduğunda bildiği kadar. Biraz konuşup biraz anlayacak kadar yani. Derdimi kısmen anlatabilirim diyeyim. Yazın başlangıcında kursa gitme gibi bir hevesim vardı ama hala gitmek istiyor muyum bilmiyorum açıkçası. Daha önce ingilizce kursuna gitmedim ve bana ne kadar faydalı olacağını kestiremiyorum. Grammer eksiklerim elbette var çoğu konuştuğum belki de genel olarak yanlış ama hangimiz kendi anadilimizi tam dil bilgisiyle konuşuyoruz ki ? Sanırım daha çok kelime öğrenmem gerekiyor ve işe buradan başlamalıyım. Altyazılı dizi izlerken dikkat ediyorum da insan cümle içindeki bir kaç kelimenin anlamını bildiğinde az çok anlayabiliyor bahsedileni.
⇝ Nereden başlamalıyım bilmiyorum. İngilizce telefon uygulamaları yararlı olur mu şüpheliyim. Birkaç kez dualingoyu indirip silmişliğim var zamanında. Tekrardan indirebilirim ama ne kadar yararlı olur...
⇝Şu anlık ilk hedefim kelime öğrenmek ve artık izlediğim dizileri daha iyi takip etmek, cümle kalıplarına dikkat etmek. Daha sonra ince ve basit kitaplar çevirmek gibi bir düşüncem var. (Ortaokul-lisede verilen ödevlerdeki gibi)
⇝İngilizce bilen,öğrenen arkadaşlarım. Yardım edin bana nasıl iyi derecede öğrenilir bu dil ? Neler yapmalıyım tam olarak kendimi geliştirmek için. Bu defa bilgi paylaşımı yaptığım bir yazı değil de bilgi paylaşımı için yardım istediğim bir yazı oldu. Yorumlarınızı gerçekten çok merak ediyorum lütfen bir şeyler yazın bana :)
Kararlıyım öğreneceğim! :)
Bu blogtaki yazılar ve kişisel görseller 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu tarafından gerek cezai gerekse hukuki yönden korunmaktadır. Kullanılamaz,kopyalanamaz.
HERKESE SAĞLIKLI,HUZURLU,MUTLU BİR HAFTA DİLERİM..
Blogtaki bütün yazılar kendi düşüncelerim,yorumlarım ve izlenimlerimdir hiçbiri izinsiz kullanılamaz,kopyalanamaz.

Herkese merhaba!
Bugün sizlere Avon'un nemlendirici kremini incelemek istiyorum.
Daha önce iki tane daha kullandım Avon'un gündüz kreminden. Diğer ikisi spf 15 içeriyordu,bitenler yazımda bahsetmiştim. (buraya tıklayarak o yazıya gidebilirsiniz!)
Bu ürün spf 20 içeriyor,ambalaj renginin de turuncu olmasıyla daha çok yaz kullanımına uydurmaya çalışmışlar. Normal ve donuk ciltler için tasarlanmış.

Ben makyaj öncesi ve duştan çıktıktan sonra kullanıyorum genelde bu kremi. Cildimin daha parlak ve sağlıklı görünmesini sağlıyor. Normalde krem sevmeyen biri olarak bunu kullanıyorum çünkü çok yağlı bir his bırakmıyor. Emiliyor ama yine de yağlı yapısını hissedebiliyorsunuz.Cildim karma ve sivilceye müsait olmasına rağmen hiç sivilce yapmadı bu da benim için çok büyük bir artısı.

Avon True Nutra Effects serisinde birçok krem var. Spf farklılığı olan,gece,gündüz,kırk yaş üstü kremleri olarak birçok çeşitle çıkıyor karşımıza.
Avon True Nutra Effects Spf20 gündüz kreminin şu anki internet fiyatı !5.50 TL Avon'un internet sitesinden ürüne ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz!
Genel bahsedecek olursam benim severek,memnun kalarak kullandığım bir kremdi. Ama bir daha almayacağım.Okuduğunuz için teşekkür ederim, sevgiler!
Bu blogtaki yazılar ve kişisel görseller 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu tarafından gerek cezai gerekse hukuki yönden korunmaktadır. Kullanılamaz,kopyalanamaz.
HERKESE SAĞLIKLI,HUZURLU,MUTLU BİR HAFTA DİLERİM..
Blogtaki bütün yazılar kendi düşüncelerim,yorumlarım ve izlenimlerimdir hiçbiri izinsiz kullanılamaz,kopyalanamaz.
Herkese merhaba! Bu yazımda uzuuun zamandır isteyip de daha yeni kullanmaya başladığım solotica renkli lenslerden bahseceğim, iyi okumalar!
Bayadır aklımda olan bir şeydi bu renkli lensler. İlgisi olmayan arkadaşlarım solotica nedir ne alaka diye düşüncelere kapılabilir şu anda. Solotica bir lens markası. Şeffaf,renkli,numaralı,numarasız.Yıllardır internetten online satış yapan bu markanın kendi adında bir mağazası yoktu fakat İstanbul'da bir mağazası açıldı bildiğim kadarıyla. Birçok optikçi de bulunan güvenilir bir marka diyebilirim kendi izlenimlerime göre.
Geçtiğimiz mart ayında doğum günüm vardı. Arkadaşlarım hediye olarak istediğim renkli lensleri aldılar(❤) Başlarda mavi isterken sarı saçlarım ve açık tenimle yeşil lenslerin ben de daha güzel ve doğal duracağına inandım çevrenin etkisiyle :D
Birçok renk çeşidi var. Birkaç tane de kendi içinde kategorileri var. Renk isimleri hep aynı fakat serilere göre farklılık gösteriyor.
Natural Colors: Gerçekten adından da anlaşılacağı gibi doğal görünümü vaat eden bir seri. Hareli ve haresiz çeşitleri var. (Nedir bu hare? Lensin dışındaki ince siyah çerçeve olup/olmaması)
EK BİLGİ: Natural Colors SOLFLEX aylık(1-3) ay kullanım demektir. Solflex yazısını görmüyorsanız bilin ki o lens yıllık olarak satılıyor.
Hidrocor: Çok çok canlı renkleri var. Bana kalırsa birkaç seçeneği hariç çok yapay duruyor. Cosplay yapacak arkadaşların kullanacağı cinsten lensler. Ben doğal görünüm arayanlara bu seriyi pek önermem :)

Hangi rengi aldım ?
Natural Colors Solflex Esmeralda rengini aldım. İnternette çok araştırdım markanın yeşil lenslerini. Youtube dan bulabildiğim vidolarını izledim gözde duruşuyla ilgili ama tabiki internetteki gibi değil. Bu açıdan size şunun garantisini verebilirim internette görüp aldığınız renkle elinize ulaşan renk arasında mutlaka farklılık olacaktır.
LENS GÖZÜMDEN TAŞTI! Gerçekten bunun olma ihtimali sanırım çok düşüktür ama evet benim başıma geldi..Gözümün çapı lense göre küçük olduğu için taktığım zaman lensin kendi gözümden büyük olduğunu fark edebiliyorum. :((
Bilgilendirme sonrası kendi lensimden bahsecek olursam; Rengi beklediğimden çok daha açık ve canlı geldi oysaki ben daha koyu ve doğal lensler bekliyordum. Bu açıdan hayal kırıklığına uğradım. Yukarıda yazdığım gibi boyutuyla ilgili bir sıkıntım oldu.Dışarıdan bakıldığında büyük olup olmaması belli olmasa da gözümden büyük olduğu için görüntü kalitemi etkiledi, bulanık görüyorum taktığımda bu da haliyle beni rahatsız ediyor, gözümde bir süre sonra sulanma yapıyor ve psikolojik mi bilmiyorum ama çok kısa bir süre taksam bile başım ağrıyor çıkarttığımda gözlerimde müthiş bir rahatlama hissediyorum.

Çok fazla memnun kalan olduğu gibi memnun kalmayanlarda elbette var. Boyut olarak yapabileceğim bir şey yok ölçüm yapılıp alınan bir lens olmadığı için şansıma kurban gittim. Onun yanı sıra memnun olmadığım tek şey rengi oldu lensin beklediğimden çok çok farklı.
Anladığınız üzere ben lensi günlük hayatımda kullanamadım. Sipariş etmek isteyenler varsa aranızda iyi araştırıp almasını tavsiye ederim. Markayı kötüleme gibi bir durum söz konusu değil, gözünüzle uyumu,rengi tutmayabiliyor işte bu konuda iyi bir araştırma gerek.
DİPNOT: 100ml solüsyon+2lens kabı çıkıyor kutudan. Lens kaplarından biri direk lensin yanında gönderilirken diğeri solüsyonlu pakete dahil.
BENİM KARGOM BEKLEDİĞİMDEN ÇOOK UZUN SÜREDE GELDİ BU AÇIDAN MEMNUN KALMADIM. Dedikleri gün kargoya vermediler.
Detaylıca anlatmaya çalıştım tüm bilgilerimi. İnşallah işinize yarar.
Bu blogtaki yazılar ve kişisel görseller 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu tarafından gerek cezai gerekse hukuki yönden korunmaktadır. Kullanılamaz,kopyalanamaz.
HERKESE SAĞLIKLI,HUZURLU,MUTLU BİR HAFTA DİLERİM..
Blogtaki bütün yazılar kendi düşüncelerim,yorumlarım ve izlenimlerimdir hiçbiri izinsiz kullanılamaz,kopyalanamaz.

